The current US Dollar position against Euro:
20 Nisan 2008 Pazar
11 Şubat 2008 Pazartesi
Piyasalar nereye gider? Altin ve Dolar...
Son zamanlarda bu bloga pek fazla yazı yazmıyorum. Bunun sebebi ise iş yoğunluğu falan değil aslında. Daha önceden belirtmiş olduğum altının onsunun 1000 dolar olacağı yönündeki beklentimin hala daha geçerli olması ve bunun da uzun bir süre geçerliliğini sürdürecek olması. Şu sıralar altının onsu 900 dolar civarında seyretse de doların 1.20 seviyelerine çıkması otomatikmen YTL karşısında altının da fiyatının artmasına sebep oluyor. Tabi bu durumda bazıları dolara yatırım yapmanın daha mantıklı olacağını düşünse de doları etkileyebilecek faktörlerin çok daha fazla olması yüzünden altına göre doların durumu biraz daha zor kestirilebilir.
Bu açıdan biz de, en güvenilir dost olan altına yatırım tavsiyesinde bulunuyoruz. bu arada altının onsunun 1000 doları bulacağından ve IMKB 100'ün 35000 civarlarına kadar düşeceğine olan inancım sürüyor. Mart sonuna kadar bu beklentimi sürdürmeye devam edeceğim -tabi o arada çok önemli bir gelişme olmazsa.
Biz pozisyonumuzu korumaya devam ederken, finans konusunda ilginç yazıları okumaya devam edelim. Deniz Gökçe yine Türk insanının finansal zekasını ve yaratıcılığından örnek veren bir yazı yazmış bugün:Yaratıcı finans mühendisliği damarlarımızda mevcut - Deniz Gökçe:
...
Şimdi dönelim Türkiye’ye. Biz yaratıcı insanlarız. Hepimiz bir finans mühendisiyiz. Piyasaya dönmeye başladığımız ilk yıllarda, yani 1980’li yıllara girilirken, banker olayında yaratıcılığımızı sergilemiştik. Emekli Sandığı’ndan yüzde 12.5 faizle beş maaş kredi alan değerli memur vatandaşlarımız, bunları yüzde 90 faizle bankerlerde işleterek banker olayının Ankara’da İstanbul’dan daha fazla yayılmasını getirmişlerdi.
Bu sütunda bundan “üç vakit evvel” çifte cam pencereler satan üretici firmanın, kendi satışlarını artırma çabası içindeki bağımsız bayilerinin (riski alan üretici firma değil bayiler), müteahhitlere, inşaatı süren katlara karşılık, yani nakit almadan, çifte cam pencere satarak büyük likidite riski aldıklarını, sonra da dönüp nakit sıkıntısından bahsettiklerini anlatmıştım. O konutların inşaatı nasıl bitecek, ne zaman satılabilecek, kaça satılabilecek sorularına cevap vermeden atılan bu adımlar büyük risk oluşturuyordu.
Şimdi sorunlar büyürken, benzer yaratıcı finans mühendisliği müteahhitlere de bulaşmış. Eskişehir’de konuştuğum bir mali müşavir 2007 sonunda konut satışları durunca sıkışan müteahhitlerin yeni bir nakit elde etme yolu bulduklarını anlattı. Konutları inşa eden ama, satamayan bazı müteahhitler, likidite sorununu aşmak için konutları kendi firmalarında çalışan personele banka kredisi ile aldırıp, nakdi de personelden kaparak, likidite sıkıntısını aşmaya çalışıyorlarmış. Burada gizli varsayım satışların bir süre sonra açılacağı. Tabii ki uzun süreli konut sektörü sıkışması bu tür yaratıcı metotlarla aşılamaz. İnşaat şirketi personeli, işini kaybetmemek için mecburen bu tür riskleri alabilir de, ileride düzelme gelmezse ve daha da büyük riskler gerçekleşirse, bomba personelin kucağında patlayabilir.
Zaman ne olacağını gösterecek!
06 Ocak 2008 Pazar
"Piyasalar ilk günden türbülansa girdi, yıl zor geçecek"
Osman Ulagay, yeni yıla ilişkin olumsuz tablo çizmiş:
DevamıKüresel ısınma mı, toplumsal patlama mı?, Osman Ulagay:
...
Piyasalar ilk günden türbülansa girdi, yıl zor geçecek
2008'de kemerler bağlı uçulacak
Küresel piyasaları izleyenler yılın ilk iş günlerini önemser; ilk günlerde kendini hissettiren havanın yılın bütünü için bir sinyal olduğu düşünülür. Bu düşünceye itibar edenler için gerçekten de çarpıcı ve hayli ürkütücü bir başlangıç yaşandı piyasalarda. 2008'in türbülanslı bir yıl olacağı daha ilk günden belli oldu.
Petrol 100 dolar
İlk şok, yılın ilk iş gününde petrolün varilinin ilk kez 100 dolara varmasıyla yaşandı. Petrolün fiyatı 100 dolara zaten çok yaklaşmıştı ama 100 dolar eşiğinin daha yılın birinci gününde aşılması piyasaları tedirgin etmeye yetti. Hemen yeni hedefler kondu ve bu kez 150 dolarlık petrolden söz edilmeye başlandı. Petrolün fiyatı, reel fiyatlarla tarihsel rekora da çok yaklaşmış durumda.
Petrol fiyatının tırmanışı, petrolü ikame edebilen biyoyakıt üretiminde de kullanılabilen tarım ürünlerinin fiyatlarında yeni sıçramalara neden oldu; buğday, mısır, soya fiyatları yeni rekorlara yaklaştı. Geçen yıl petrol fiyatındaki yükseliş % 57 olurken, buğday fiyatları % 77, soya fiyatları % 75 artmıştı.
Altın - dolar
Geleneksel olarak siyasal kriz ve yüksek enflasyon tehdidinin arttığı dönemlerde tırmanan altın fiyatı da petrolden geri kalmak istemedi ve yeni bir rekora erişti. Spot piyasada altının ons fiyatı 870 dolara yaklaştı. Altın için de hemen 1000 dolarlık yeni bir fiyat eşiğinden söz edilmeye başlandı ve 2008'in ilk çeyreği sonunda bu eşiğe erişilebileceği ileri sürüldü. Bazı altın boğaları ise altının reel fiyatlarla rekora ulaşması için 2000 dolara kadar tırmanması gerektiğini hatırlattı.
Petrol ve altın fiyatlarındaki tırmanış, ABD dolarının değer kaybıyla yakından ilgili aslında. Her iki madde de dolarla fiyatlandığı için doların değer kaybetmesi, petrolün ve altının reel değerini korumak amacıyla nominal fiyatı yükseltme girişimine zemin hazırlıyor. Spekülatörler de, piyasanın elverişli olması halinde, bu fırsatı kullanarak fiyatları yukarı çekebiliyor. Petrol karteli OPEC de bir arz bolluğu yaratmamaya özen göstererek fiyatların yüksek seyretmesine katkıda bulunuyor.
Açık farkla dünyanın en büyük ekonomisine ve en büyük pazarına sahip olan ABD ekonomisinin bir daralma ya da resesyon yaşaması halinde, petrol ile bazı tarım ürünlerinin ve diğer temel maddelerin fiyatlarını yükselten dengelerin değişmesi kaçınılmaz görünüyor.
ABD resesyona girerse...
Yılın ilk günlerinde ABD'nin bir resesyona sürüklenmekte olduğunu gösteren haberler de birbirini izledi, imalat sanayi ve istihdam verileri ABD ekonomisinin çok zayıfladığını gösterdi.
ABD'nin bir resesyona girmesi halinde çelişkili etkilerin ortaya çıkması olası. ABD Merkez Bankası'nın resesyonu atlatmak için faiz indirimlerini sürdürmesi doların yeni değer kayıplarına uğramasına neden olabilecek.
ABD ekonomisindeki daralmanın küresel ekonomide bir yavaşlamaya yol açması halinde ise petrol ve diğer temel maddelerdeki fiyat sıçramaları yerini fiyat çöküşlerine bırakabilecek. Bu da petrol ve diğer temel üreticisi olan ve fiyat artışlarından yararlanan ülkelerin bayramını sona erdirecek.
Spekülasyon etkisi
Günümüzün piyasalaşmış dünyasında yalnızca para ve menkul kıymetlerde değil, küresel piyasalarda işlem gören hemen her türlü ürün üzerinde spot ve vadeli işlem yapılabildiği için fiyatlar, arz ve talepteki değişmenin ötesinde, beklentilerdeki değişmelere bağlı olarak büyük iniş çıkışlar gösterebiliyor.
İşte bu nedenle 2008 yılında şaşırtıcı fiyat hareketleri yaşanabilir, inişler ve çıkışlar birbirini izleyebilir. Böyle bir yılda her türlü türbülansa hazır olmakta ve yol boyunca, ya da yıl boyunca kemerleri bağlı tutmakta yarar var.Petrolde de Çin damgası
Dünya petrol fiyatındaki tırmanışta, petrol arzının artan talebi karşılamakta zorlanmasının da etkisi var. Petrol tüketimindeki artışta ise Batı'nın zengin gelişmiş ülkelerinin payı giderek azalırken başta Çin ve Hindistan gibi ülkelerin payı artıyor. 2005 2015 döneminde petrole dayalı endüstrilerde yoğunlaşan petrol üreticisi Ortadoğu ülkelerindeki tüketim artışının da sürmesi bekleniyor.
2007 yılındaki toplam tüketim rakamlarına bakıldığında ise ABD'nin 20,870 varil / günlük tüketimiyle 1. sırayı aldığını, Avrupa'nın 16,157 varille ve Çin'in 7,566 varille onu izlediğini görüyoruz.
