büyüme etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
büyüme etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

13 Ocak 2008 Pazar

Dunya Bankasi Turkiye Icin Iyimser

Osman Ulagay'ın bugünkü yazısından bir kısmını buraya ekleyelim:


 

Dünya Bankası Türkiye için iyimser - Osman Ulagay:

...

Dünya Bankası'nın yeni yayınlanan Global Economic Perspectives raporunda yer alan piyasa kurlarıyla hesaplanmış büyüme hızı tahminleri de 2008 yılında dünya ekonomisinde bir yavaşlama beklendiğini gösteriyor. Dünya ekonomisi yavaşlarken büyümesini artıracağı tahmin edilen nadir ülkelerden biri de Türkiye.

dunya_bankasi_gsyih_tahmin

Devamı

08 Ocak 2008 Salı

"Büyüme, büyüme, büyüme"

Eser Karakaş, bugün büyüme hakkında yazmış:

"Büyüme,
büyüme, büyüme" - Eser Karakaş:


***

Türkiye’de, 2008’e girdiğimiz bu günlerde, önümüzdeki dönemde
büyüme oranlarının yavaşlayacağına ilişkin beklentiler öne çıkmakta.

2008’de büyüme oranının ne olacağı konusunda net bir şey söyleyebilmek
gerçekten olanaksız; dünyanın en gelişmiş ekonometrik modelleri bile böyle bir
öngörüde yanılabiliyorlar zira çağımızda bizim gibi bir ülkede büyüme oranı
küresel ekonomik gelişmelere çok bağlı ve küresel ekonomik gelişmeler dediğiniz
şey de çok ama çok sayıda değişken tarafından belirleniyor.

Büyüme
oranın 2008’de ne olacağını tam söyleyemiyoruz ama iki konu hakkında çok net
konuşmak mümkün; bunlardan birincisi büyümenin ülkemizin siyasal istikrarını
doğrudan etkileyeceği, ikincisi ise geçmişin analizi.

İsterseniz
ikincisinden başlayalım.

***

1982-1986 arası ortalama büyüme
oranı yüzde beş, 1987-1991 arası ortalama yüzde 4.4, 1992-1996 arası ortalama
yüzde 4.5, 1997-2001 arası ortalama yüzde sıfır (tam olarak yüzde 0.3),
2002-2006 arası ise yüzde 7.4.

Bu dönemlere ilişkin kanımca en çarpıcı
veri ise büyüme ortalamasının yüzde sıfıra yaklaştığı 1997-2001 arasında
iktisatçıların büyümenin volatilitesi olarak nitelendirdikleri ortalamadan sapma
çok yüksek yani seneden seneye oranlar çok farklılaşmış, bir yıl yüksek bir
büyüme hemen arkasından ise yüzde ona yaklaşan küçülme gelmiş ve ortalama büyüme
yüzde sıfır dolayında gerçekleşmiş.

Ortalama büyüme oranının yüzde yedi
buçuğa yaklaştığı 2002-2006 döneminde ise ortalama sapma çok düşük yani
oranlarda istikrar var.

Buradan çıkarılması gereken temel ders, kalıcı
ve anlamlı büyümenin ancak istikrarlı oranların, çok da muazzam olmasa bile,
arka arkaya gerçekleşmesi ile mümkün olduğu.

***

Son dönemde
istikrarlı ve yüksek büyüme oranları iki önemli sonuç yaratmış:

1-Kişi
başına gelir kısa bir sürede cari dolar kurundan yedi bin dolara yaklaşmış,

2-Bağımsız bir gelişme olan ve olacak tarım istihdamında yaşanan azalma,
tarım dışı kesimlerde yaratılan istihdam nedeniyle işsizlik baskısının
artmamasına neden olmuş.

Meseleye bir de tersten bakalım; büyüme durursa
iki gelişme kaçınılmaz:

1-Kişi başına gelir artışı duracak ve hatta
muhtemelen gerileyecek (kur etkisi),

2-Tarım istihdamı yine azalacak ama
artmayan tarım dışı istihdam nedeniyle işsizlik yükselecek.

Büyümenin
durması durumunda yaşanacak muhtemel bu iki iktisadi gelişme ülkemizde siyasal
istikrarın ve toplumsal dengelerin alt-üst olması anlamına da gelecek.

***

Bugün kafa yorulması gereken temel konu 2008 ve daha da
ilerisinde ülkemizin her sene en az yüzde yedilik bir büyüme oranını nasıl
istikrarlı hale getireceği konusudur.

Bu söylediğimden çok hoşnut
değilim ama galiba tüm diğer meseleler de bu istikrarlı büyümenin akıbetinin bir
türevi olacak.

Devamı

06 Ocak 2008 Pazar

Hükümetin 2008 yılı tahminleri

Bütçe büyüklüğü: 222 milyar 313milyon YTL
Gayrı safi milli hasıla (GSMH): 716 milyar 596 milyon YTL
Büyüme oranı: Yüzde 5,5
TÜFE yıl sonu hedefi: Yüzde 4
İhracat: 117milyar dolar
İthalat: 182 milyar dolar
Kişi başına düşen milli gelir: 2007 yılının sonunda 6 bin 625 dolar olması bekleniyor. 2008'de 7 bin dolara ulaşılacağı tahmin edildi.
Bütçe açığı: GSMH'yaoranı yüzde 2.5
Faiz dışı fazla: Yüzde 5,3
İşsizlik oranı: 9.6
Cari açık: Yüzde 7.9 oranında artarak 39.2 milyar dolar öngörülüyor

2008 yılındaki yapısal reform öncelikleri
Sosyal güvenlik reformu tamamlanacak
Halen Bakanlar Kurulu'nda olan AR-GEfaaliyetlerini desteklemeye ilişkin kanun çıkarılacak

Kamu personel reformu gerçekleştirilecek

Özelleştirme uygulamaları devam edecek,
Kamu-özel sektör işbirliği kanunu çıkarılacak ve özel sektörün kamu yatırımlarının finansmanında daha fazla rol alması sağlanacak
Mahalli idare leri n mali yapıları güçlendirilecek,
Yeni Sayıştay ve Türk Ticaret Kanunu çıkarılacak,
Mali saydamlık ve mali raporlama geliştirilecek.

Merkezi yönetim bütçesi:

2008 yılı merkezi yönetim bütçesinde, bütçe giderleri 222 milyar 313milyon YTL,bütçe gelirleri net 204 milyar 556 milyon YTL, bütçe açığı 17milyar 756 milyon YTL ve faiz dışı fazla da 38 milyar 244 milyon YTL olarak hedeflendi. Bu durumda,.2007 yılı sonu gerçekleşme tahminlerine göre bütçe giderleri yüzde 9,6, bütçe gelirleri yuzde 8,8 oranında artış gösterecek.


GSMH'yeoranlarına bakıldığında ise 2008 yılında, 2007 yılsonu gerçekleşme tahminlerine göre bütçe giderlerinin oranı yüzde 31,4'den yüzde 31'e düşüyor. Buna karşılık bütçe gelırlerının GSMH'ye oranı ise yüzde 29,1'den yüzde 28,5'e düşerken, vergi gelirlerinin oranı yüzde 23,4'den yüzde 23,9'a çıkıyor.

Bütçe büyüklükleri dikkate alındığında, bütçe açığının GSMH'ya oranı yüzde 2.5 , FDF'nin ise yüzde 5,3 olması öngörüldü.


Not: 2008 Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın 2008 yılı bütçe büyüklüğü ve makro gostergeler konusunda yaptığı açıklama.

KAYNAK : Tekborsa Dergisi

Devamı